Üye İşlemleri

Anket

Yeni Sitemizi Nasıl Buldunuz?
63 kişi tarafından oylandı.






AKBELEN (BİZERİ) TARİHÇESİ


Güzel Akbelen'imizin tarihçesini merak ediyor musunuz? İşte Akbelen(Bizeri)'nin tarihçesi....

AKBELEN TARİHÇESİ

 

Akbelen (eski adıyla Bizeri), Tokat-Niksar karayolunun 18. Km’sinde, anayola 3 km. mesafede, kuruluşu tam bilinmemekle birlikte Milattan önceye dayanan eski bir yerleşim yeridir. Kasabanın her tarafında göze çarpan, eski binaların duvarlarında kullanılan taşlardaki muhtelif yazı ve şekiller tarihi özelliğini göstermektedir.

Akbelen’in en önemli tarihi eseri San Basil (Saint Basil of Great) Manastırıdır. Manastırın bahçe istinat duvarı hala ayaktadır. Manastır bahçesinde de Hıristiyanlığın aziz ve bilginlerinden olan Saint Basil ile Yanni Hrisostom’un mezarları bulunmaktadır. Her iki Azizin de kemikleri bir rivayete göre 434 yılında, bir rivayete göre de 1912 yılında İstanbul’a götürülmüştür. Her iki aziz hakkında da muhtelif rivayetler bulunmaktadır.

Saint Basil (Aziz Vasiliskos) of Caesarea (M.S. 329?-379): Doktorluğu ve bilginliği ile anılan Saint Basil of Great Kayseri’de bulunan Anadolu Başpiskopusu olduğu için Saint Basil of Caesarea olarak da anılmaktadır. 01.01.379’da ölmüştür. Aziz Vasiliskos olarak da bilinir. Ölümü hakkında iki rivayet vardır. Bir rivayete göre Gümenek başpiskoposu olduğu sırada Pontus bölgesindeki İris (=Yeşilırmak) Nehri yakınında işkence edildikten sonra Yeşilırmak’a atılmak suretiyle öldürülmüştür. İkinci bir rivayete göre de Anadolu Başpiskoposu olarak bölgeyi ziyarete geldiğinde hastalanarak ölmüştür. Cenazesi Bizeri’ye (Akbelen) gömülmüş, sonraları gömüldüğü yerde adına bir manastır yapılmıştır.

Yanni Hrisostom (İoannis Hrisostomos) (347-407): Öğretici ve bilge kişiliği ile ön plana çıkar. Müslümanların nazarında Mevlana ne ise, Hristiyanların nazarında da Yanni Hrisostom odur. Adına ölümünün 1600. yılı olan 2007 yılında Dünya’nın çeşitli yerlerinde sempozyumlar düzenlenmiştir. Patrik olduğu zaman hep doğruları söylediği ve halka karşı yapılan haksızlıklara karşı çıktığı için Kraliçe Efdoksia tarafından Gümenek bölgesine sürgün edilmiştir. Bölge kilisesinin bulunduğu Bizeri’ye geldiği sırada hastalanmış ve 14 Eylül 407 tarihinde ölmüştür. Cenazesi Bizeri’deki Aziz Vasiliskos Kilisesi bahçesine, Saint Basil’in yanına defnedilmiştir. Azizin yortusu kilise tarafından 13 Ekimde kutlanmaktadır. Bakınız:http://kryptoxristianos.blogspot.com/2009/03/aziz-ioannis-hrisostom.html

M.S. 300’lü yıllarda bölge merkezi bir kiliseye sahip olması Bizeri tarihinin çok daha öncelere dayandığını göstermektedir. Ancak kesin tarihi bilinmemektedir.

Bizeri önceleri Cilkoru (Gökdere), Ohtap (Yağmurlu) ve Bizeri nahiyelerinin birleştirilmesi ile kurulan 32 köyün bağlı olduğu Gökdere nahiyesinin merkeziydi. 42 kişi kayıp verdiği 20.12.1942 Erbaa-Niksar depreminden sonra nahiyelik yol kenarı olan Gökdere’ye alınmıştır. 1960’tan sonra Akbelen adını almış, 1999 yılında da belediye olmuştur.

Önceden bağlı olan köyler şunlardır:

ESKİ ADI

YENİ ADI

ESKİ ADI

YENİ ADI

Acıpınar

 

Ahmetalan

 

Ohtap

Yağmurlu

Omala

Gözova

Ezeefe

Ezeköy

Estiğen

 

Ekincilik

 

Üçgöl

 

Boyalı

 

Bula

 

Cincife

Çamağzı

Çökelikkışla

 

Hular

Çamlık

Derekışla

 

Difoy

Yazıbaşı

Döllük

 

Zazara

Şenköy

Zodu

 

Südeni

Yakacık

Serkiz

Şehitler

Kızıl

Kızılköy

Karakaya

 

Karacalar

 

Küçük Almus

Ormanbeyli

Köseli

 

Kemkez

 

Kürtpınar

 

Gölcük

 

Mülk

 

Musulu

 

Nebi

 

Yenice

 

 

DANIŞMENT GAZİ’NİN GÜMENEK VE BİZERİ’NİN FETHİNİ GERÇEKLEŞTİRMESİ

 

Danışmend Gazi, Niksar Kalesi’ni onarmaya karar verir ve arkadaşlarıyla beraber askerlerinin konakladığı yere geri gelir. Oturup önce nereyi fethedecekleri konusunda görüş alışverişinde bulunurlar. Sultan Turasan, önce İstanbul tarafına gidilip, oraların fethedilmesi fikrindedir. Melik Danışmend Gazi ise askerin ikiye bölünmesini ister ve bu fikri herkes tarafından kabul görür.

Melik Danışmend- Hasan Gazi, Eyyüb ve Süleyman Beyle Tokat, Gümenek, Niksar’ın etrafını, Amasya, Canik, Samsun, Sinop, Turhal civarlarını fethetmek üzere yola koyulurlar. Önce Sivas’a gelirler, Süleyman Gazi’yi; Sivas Kalesi ve bu Kalede bulunan Battal Gazi Mescidi’nin tamiri için görevlendirirler.

Danışmend Gazi, Çankırı, Tokat ve Gümenek’teki müslümanların, gayri-müslimler tarafından rahatsız edildiğini duyar. Hemen komutanlardan Ahmed’i Ankara’ya, Osman’ı Kastamonu’ya, Süleyman’ı da Samsun’a gönderir.

Osman, Eflanıs’a yerleşir. Sonra Kastamonu’yu fetheder. Melik geride kalan askerleri ile Tokat’a gelir. Niksar Beyi Mihayil de içinde olmak üzere Tokat’ı kuşatanların bir kısmını kılıçtan geçirir. Komutanı Artuhi’ de Bidaris’i öldürür. Gavaris, Niksar’a kaçar. Müslümanlar, sekizbin askerle civardaki yirmi (20) beyi esir alırlar. Sabah olunca Melik esirleri toplar ve imana davet eder.

Türkler, doğru, dürüst, yalan söylemeyen, birbirlerine güvenen insanlardır. Bir de bu kerameti görünce, Hak Din İslamiyeti seçmeliyiz derler... Bu arada Gümenek gayri-müslimleri, Melik Gazi’nin Bizeri ovasında otlayan atlarına zarar verirler. Melik Gazi; Gümenekliler için de, yine Hz Peygamberin verdiği duayı okur... Ertesi gün Gümenek’i sel basar, sadece orada bir Müslüman mahallesi kalır, diğer evler yerle bir olur..

Kısa bir zaman sonra, Süleyman Komutan geri gelir. Samsun tarafında bir çok yer fethettiğini, Canik tarafında çok sayıda kafirin toplandığını ve Müslümanların üzerine geleceklerini duyduğunu, o yüzden geri geldiğini söyler. Müslümanlar hemen hazırlanıp Cincife köyüne gelirler.

Kafirler de Canik beyi Matrobit komutasında Bizeri ovasına Müslümanların üzerine gelirler. Bizeri ovasında iki ordu karşı karşıya gelir...

Bizeri ovasında yapılan savaş neticesinde kafirler bozguna uğratılmıştır. Yenilen kafirlerin komutanı Matrobit Niksar yakınlarında yakalanır ve öldürülür. Askerleri ise bozguna uğradığından dağılıp gitmişlerdir.

Melik Gazi; savaşta elde edilen ganimetleri de gazilere paylaştırır. Danışmend Gazinin ordusu ise Niksar yakınına gelip konaklar. Sadece Hasan Gazi, kendilerine ve yaralı askerlere yardım eden, Bizeri halkına teşekkür eder ve bu belde( Bizler Eli )der.

Hasan Gazi, ordusuyla beraber Boyalı ve Binecek köyleri yakınlarında bulunan göletin olduğu yere Otağının kurmuş.... Orada bir ay kalmış. Bu sebeple göletin yanındaki dağa Hasan Gazi dağı denir. Sonra Bizeri Yaylasındaki çiftlik ve kalayyeri gibi yerleri fetheder. Sonra’da otağını Ağça Dede denilen yere kurar. Şehit olan askerleri oraya defneder. Şimdi o şehit Askerlerin mezarları ziyaret edilir.

Melik Gazinin komutanlarından Ahmet Serkiz Avlunlar, Serkiz ve Musullu hattını fethetmiştir.

Serkiz Köyü; Ahmet Serkiz’in otağını kurduğundan dolayı bu adı almıştır.

 

Sisiyye    =Gümenek

Zela       =Zile

Haraşna =Amasya

Kasan   = Turhal

 

Kaynak:

1-Danışmendname - sahife 22   Necati Demir 1999 Niksar

2-Danişmendname - Sahife 37   Necati Demir 1999 Niksar


Tokat Akbelen Beldesi Kültür ve Dayanışma Derneği 2015. Her hakkı saklıdır. Sitedeki içeriklerin izinsiz kullanılması yasaktır. Sitedeki içeriklerin eklenmesi ve yönetimi dernek yönetimi tarafından yapılmaktadır.